Taner Akçakanat - Geçmiş Yaşam Çalışması (Anda Yaşama Çalışması) +90 553 918 4812
Ana sayfa| Hesabım / Üyelik | EN

Blog Yazılarım

Rahatsızlıkların Olası Psikolojik Nedenleri

MS, SEREBRAL PALSİ, PARKİNSON, MYSTANİ GRAVİS, ALS, DİSTON VB


MS, SEREBRAL PALSİ, PARKİNSON, MYSTANİ GRAVİS, ALS, DİSTONİ, FELÇ KISMİ FELÇ, GUİLLAİN-BARRÉ, TİTREME, SEĞİRME, KASILMA gibi basit durumlar ve kas hastalıkları kal gelme, kararsız ve arada kalma travmalarıyla tetiklenebilir.

Bu travma türünü en güzel şu ifadeyle özetleyebilirim: Ölü taklidi yapmak! Bir şey yaşanıyor ve öyle çaresiz, kararsız hissediyorsun ki kal geliyor. Beyin, kasları durdurmayı seçiyor.

EPİLEPSİ: Zorla bir yerde hareketsiz bırakılmak, aşı, sünnet ya da doğum kanalında sıkışıp kalmak, zor doğum olabilir. Çocuğun doğum kanalında çok uzun kalması ya da annenin hamilelik ya da doğum sırasında özellikle çocuğun hareketsiz olması durumunda ölmesinden korkması da olabilir. Ya da birileri tarafından bağlanıp sıkıca tutulmak, dövülmek. Doktorda, dişçide aşı, iğne yapılırken kıpırdamadan durmak zorunda kalmak. Hareketin zorla engellenmesi. Bazen bir travma sırasında tamamen sıkışmış hisset- mek de bu duruma sebebiyet verebilir.

HUZURSUZ BACAK SENDROMU: Gitmek istenen yere gönderilmemek, alıkonulmak, hapsedilmek. Bazen de zorla istemediğin bir yere gönderilmek. Kararsız kalmak. Birisinin ölümüne yetişememek, mezarına gidememek.

HİPERAKTİVİTE: Bir çocuğun zor doğumu ya da annesinin hamilelik sırasında yaşadığı, hareket edemediği travmalar mesela... Hamilelik döneminde annenin çocuğun ölümünden korktuğu bir travmada çocuğun hareket edip yaşadığını kanıtlamasını istemesiyle de tetiklenebiliyor. Böylece çocuğun beyni bu durumda takılarak çocuğu sürekli hareket eden hiperaktif bir çocuk olmasına sebebiyet verebiliyor.


PARKİNSON:   Parkinson deyince;  aklımıza ellerin istemsiz bir şekilde sürekli titremesi gelir. aslında bu hastalığın sadece ellerden başladığı gibi bir genelleme yapılamaz. kafadan koldan yada bacaklardan da başlayabilir . 

   Parkinson hastalığı KAS hareketleri biyolojik programının İYİLEŞME krizinde takılıp kalması aslında.    
   Sadece uykuda duran ama uyanıkken sürekli devam eden bu titre me, beynin travmayı İLİŞKİLENDİR DİĞİ organda başlıyor.
    İyileşme krizinde TAKILMASININ en büyük sebebi Kortekste kas hareketlerini düzenleyen merkezin dışında KAS dokusunda da DEĞER SİZLİK travmasının sürekli işleme ye devam ediyor olması. 
   EL titrediği için kendini işe yaramaz hisseden birinin nasıl bir kısır döngüye girebileceğini düşünebiliyor musunuz.
    Yapılması gereken kaçamama, savunamama, sıkışıp kalma, hare ket edememe temalarını barındıran orijinal travmanın BEYİNDEN temizlenmesi .
   Ayrıca kişinin titremeler ile başlayıp Doktor teşhisinin yarattığı Travma ile devam eden süreçte hissettiği İŞE  yaramazlık, değersizlik benzeri duygularında temizlenmesi gerekir...

   Parkinson hastalığına karşı ne yapabiliriz...?
   Yapılacak şey çok basit ; kas hareketleri -biyolojik programını -başlatan -travmatik şoku- ya da duygusal çatışmayı bulmak ve de çözmek.  
   Ancak bununla da bitmiyor. Parkinsonu böylesine KISIR döngü ye sokan durumun söz konusu organı kullanamamanın yarattığı " yetersizlik ve işe yaramazlık hissi "olduğunu Biraz önce söyledim.
   Bir başka değişle; soruna üzülmek, kendini işe yaramaz, haya tında başarısız hissetmek, başkalarına rezil olduğunu düşünmek, sorunu kalıcı kılıyor.
   İşte bu nedenle parkinsonu kademeli ya da tamamen temizliğe bilmek için bu İKİ -biyolojik program üzerinde de uzun süren çalışmalar gerekir.
  Parkinson hastalığı beyindeki sinir merkezlerinde, özellikle de hareketleri kontrol eden bölgelerde bozulma meydana gelmesidir.    
   Titremeler ortaya çıkar ve genel de elleri ve başı etkiler.
   Beni veya sevdiğim birini tehdit eden bir tehlike gördüğüm veya hissettiğim için; kontrolümü kaybet meye dair bir korku (ki giderek daha çok kaybederim) duyduğum için; hayatta daha ileriye gitmemi engelleyen bir güvensizliğin ve yetersizliğin içinde olduğum için titrer ve sarsılırım. 
   Aynı zamanda güçsüz olduğumu ve en iyi olmakta yetersiz kaldığımı hissederim. 
   Hayatımı çok kaotik bulur, daha çok istikrara ihtiyaç duyarım ama bu duruma ulaşmak gözüme çok zor gelir. Bir umutsuzluk gösterge si olarak başımı sallarım.    
   Gelecekten ve yaşamaktan korkarım, "o zaman neden her şeyi sona erdiremeyeyim?" diye düşünürüm.    
   Bir travma, bir istismar ya da bende iz bırakan herhangi başka bir zorluk yaşamış olabilirim. Bu zorluk yüzünden yaşadığım keder, hayal kırıklığı, suç duygusu, öfke ve depresyon beni tükenmişlik duygu suna ve cesaretsizliğe sürükler; bu yüzden de bu zorlukla yüzleşmek ve bu zorluğu çözmek yerine kaçmak isterim. 
   Aldığım ciddi eğitimin ve bu eğitimde göstermek zorunda olduğum performansın beni kısıtladığını hissetmiş olabilirim. 
   Çok taşkın bir çocukluk geçirmiş olma ihtimalim yüksektir. Eğer sağlığım yerindeyse ve titriyorsam, bunun sebebi genelde özgüven eksikliği yüzünden bir görevi yerine getirememe korkusu ve gerginliğidir. 
   Her zaman en kötüyü düşünüp korkuya kapılırım. Aynı titremeler çok daha sık ve otomatik bir hale gelme noktasına varırsa, bir süre sonra Parkinson hastalığı teşhisi ile karşı karşıya kalırım.
   Eğer teşhis buysa; zamanında bazı şeylerin nasıl yapılacağı ile ilgili pek çok dayatmaya maruz kalmış ve bu yüzden içsel bir sinir yaşamış olabilirim. 
   Ben olmaktan alıkonulmuş olmamda bu durumda son derece muhtemeldir. Aynı zamanda bir hareketi yapmamak için kendimi tutmak zorunda kaldığım bir durum da söz konusu olabilir. 
   "Sinirlerim tepeme çıktığında" ve ben bu acının sona ermesini istediğimde, vücudum artık üzerindeki aşırı yükü taşıyamaz hale gelir...
ve bu aşırı yük vücut içinde kalıcı reaksiyonlara sebep olur.
   Sanki vücudumu biriktirdiğim bu nefret hareket ettirmektedir. Birilerinin yapmamı yasakladığı bir hare ket hayatta olduğumu kanıtlamak için gün yüzüne çıkmak ister.    
   Kendimi park halinde duran ve ilerleyemeyen bir arabanın içinde kalmış gibi hissederim.
   Olduğum yerde durmak zorunda kalırım ki bu da beni çok öfkelendirir. Mevcut sinirlerin işlevini bozarak, kendimi yavaş yavaş yok ederim. 
   Vücudumun üst tarafındaki uzuvların (kol ve ellerin) motor becerilerindeki güçsüzlük genelde bir insanı veya bir olayı geri püskürtmek istediğim bir durum yüzünden ortaya çıkabileceği gibi; bir şeyi ya da bir insanı yakalamak ve tutmak istediğim ancak fiziksel ya da psikolojik olarak bunu beceremediği mi hissettiğim bir durumdan da kaynaklanabilir. Bunun ölüme kadar gidebilen çok ciddi sonuçları olabilir.

   Örneğin eşim fiziksel bedenini terk etme noktasına geldiğinde ve ben onu tüm gücümle tutmak istediğimde bunu yaşayabilirim.    
   Hâlâ başarısızlık hissinin etkisin de olan vücudum kaydettiği bu stresi serbest bırakmaya ihtiyaç duyarak benim "iznim" olmadan hareket etmeye başlar. 
   Eğer vücudumun alt tarafındaki uzuvlar bu hastalıktan etkilendiyse (bacaklarım ve ayaklarım), söz konusu kişiyi veya olayı bu uzuvları kullanarak geri püskürtmek ya da geri getirmek istemiş olabilirim.    
   Altında ezildiğimi ve içinden çıkamayacağımı düşündüğüm bu durumdan kaçmak isterim. Her şeyi kontrol etme isteğine eğilimim vardır ve bu hastalık bana başkaları üzerinde kontrol sahibi olamayacağımı gösterir...
   Hem de daha kendi uzuvlarımı bile kontrol edemezken! Çaresizce başkalarını kontrol etmek isterim.    
   Bu noktada sadece kendi üzerim de böyle bir güce sahip olabileceğimin farkına varmam önemlidir.
   Hayata güvenerek ve kendime yaşamayı hak ettiğimi söyleyerek tüm dizginleri ele almayı kabul ediyorum. Başkalarının hayatlarını değil, KENDİ hayatımı nasıl kontrol edeceğimi öğrenmeyi kabul ediyorum. Sevginin bana rehberlik etmesine izin veriyorum. Diğer insanları serbest bırakmak ise çok daha kolay. Başkalarına bir şeyleri kanıtlamaya çalışmak yerine, kendi iç evrenimi yıllar boyunca biriktirdiğim tüm duygularla birlikte dünyanın geri kalanına göstermeyi kabul ediyorum. 
   Ben benim, bu benim çocuk kalbim   Artık hayatı anlık olarak yaşıyorum....