Blog Yazılarım
Enerjinizi Bağlayan 10 Etken
Enerjinizi Bağlayan 10 Etken
Umutsuzluk içine düşeriz. Çevremizdeki
herkes gibi asık suratlı olur ve emeklilik yıllarını beklemeye başlarız.
Hayallerimizi kaybeder ve çocukluk enerjimize veda ederiz. Üçüncü sayfa
haberlerini okur ve bunlar bizim başımıza gelmedi diye seviniriz. Sonunda ise
enerjimizi kaybeder ve hayallerimize veda ederiz. Hadi gelin enerjimizi
bağlayan bu etkenleri değiştirelim. Gülüşümüze ve enerjik yıllarımıza tekrar
kavuşalım.
Kendinizi suçlamayı bırakın.
Her sabah kendime kızıyorum. Başaramadığım şeyler beni bu hale getirdi veya
şunları yapabilseydim daha iyi olacaktı. Şöyle yapsaydım harika bir hayatım
olacaktı. Aynaya bakın ve kendinize sen harika bir insansın ve seni
suçlamıyorum deyin. Geçmiş hatalarınızı affedin ve geçmişin yükünü artık
sırtınızdan indirin.
Başkalarını mutlu etmeye çalışmayın.
Tüm enerjinizi size değer vermeyen ve sizi önemsemeyen insanlar için harcamayı
bırakın. Sizi seven insanlara odaklanın. Ailenize ve sizi sadece siz olduğunuz
için sevenlere. Enerjiniz bağlanıyor çünkü hayatınızın odağını yanlış kişiler
için harcıyorsunuz. Tüm hayat enerjinizi size değer vermeyen insanlar için
harcıyorsunuz. Onları kendi yollarına bırakın.
Kendinize inanın.
Çoktan vazgeçtim hayallerimden diyorsanız büyük bir hata yapıyorsunuz. Siz
hayatınızı değiştirecek yegane kişisiniz. Enerjiniz bağlanıyor çünkü
inanmadığınız şeyler yapıyorsunuz. İstemediğiniz bir işte çalışıyorsunuz.
İstemediğiniz halde tüm enerjnizi o işe vermek zorunda kalıyorsunuz.
Mutsuzluğunuzun ve enerjinizin bağlanmasının sebebi işte budur.
Çocukluk enerjinizi koruyun.
Bir çocuk gibi saf ve huzurlu düşünün. Enerjinizi bağlayan en büyük etkenlerden
biri de budur. Çok fazla hesap yapmayın. Hayatın getirdikleri ile mutlu olun.
Aklınızı sessizleştirin.
Zihninizi susturun ve huzur o anda sizi bulacaktır. Huzurlu bir ruh ile
bağlanan tüm enerji açılacaktır.
Ağzınızdan çıkana dikkat edin.
Tutamayacağınız sözler vermeyin. Kimsenin arkasından konuşmayın ve kınamayın.
Unutmayın kınadığınız şey başınıza gelir ve o şekilde sınanırsınız. Hayatını
kanunu bu. Ağzınızdan çıkan yanlış sözler size negatif enerji olarak geri
döner.
Olumsuz düşünmekten vazgeçin.
Kafanızda kurduğunuz olası geleceklerin hiç biri olmayacak çünkü sizin için en
doğru gelecek seçildi. Siz bir bedeni deneyimleyen ruhlarsınız. Siz
enerjisiniz. Hayatınızı negatife değil pozitife yönlendirin. Unutmayın akıl her
zaman negatifi düşünmeyi tercih eder.
Kaygıyı bırakın.
Gelecek kaygısı duyarak enerjinizi bağlıyorsunuz. Eğer kaderiniz içinde güzel
bir sabah varsa kimse sizden onu alamaz. Ama bu sabahı berbat etmek
istiyorsanız kimse size engel olamaz. Kötü veya İyi yoktur. Sadece denge
vardır. Akışı kontrol edemezsin. Ama akışa uyarsan zaten gitmen gereken yere
seni götürecektir.
Neden sonuç ilişkisinden kurtulun.
Her şeyin bir nedeni ve sonucu vardır. Ama hayatın asıl amacı deneyimlemektir.
Yaşadığınız sonuçlardan kimseyi suçlamayın ve özellikle de kendinizi
suçlamayın.
Gülen neşeli insanlar ile bir arada olun.
İki hasta varmış ikisine de aynı teşhis koyulmuş ve ameliyata alınacaklarmış.
Hastalardan biri öleceğine inanıyor ve sürekli söyleniyormuş. Diğeri ise
gülüyor ve hayatının daha iyi olacağına inanıyormuş. İkisi arkadaş olmuşlar.
Önce karamsar olan günlerce anlatmış ne kadar tehlikeli bir ameliyata gireceklerini
ve kurtulma şanslarının ne kadar zor olacağını. Neşeli hasta ise onun
anlatmaları her bittiğinde komik bir anısını anlatıyor ve gülüyorlarmış.
Sonunda ne mi olmuş karamsar hasta da bırakmış ameliyatı filan o da yaşadığı
anıları anlatmaya başlamış. Ameliyat gününde ikisi de gülerek ve neşeli girmiş
ameliyata. Sağlıklı bir şekilde çıkmışlar ameliyattan.
Hepimiz biraz karamsar hasta gibiyiz. Ölümü düşünmediğimizi iddia ediyor ama
çok düşünüyoruz. Kafayı takıyor ve çevremizi, kendimizi mutsuz ediyoruz. Sizce
o neşeli hasta olmak zor mu bu kadar? Siz karamsarsanız bile çevrenizde neşeli
insanlar olsun. Onlar sizi o girdaptan kurtaracaklardır.
Bilgeye sormuşlar. Akıllı ile Aptal arasındaki en büyük fark nedir diye.